background

02 Nisan 2011

Nisan ayının ilk günleri biraz soğuk ve yağmurlu. Kısa süre önce bel fıtığı için çalışmaya başladığımız Seyran ile bu hafta sonu sabah beraberiz. Sonrasında Arzu’yu aradım ve uygunsa gelmek istediğimi söyledim. Ben de seni arayacaktım diyor. Aslında yalan söylediğini biliyorum ama bir şey demiyorum. Seyran gittikten sonra biraz dinlenip Arzu’ya gidiyorum. Eşi ve kızı evdeyken gitmemden rahatsız olduğunu biliyorum, ama ben bunu hiç umursamıyorum. Çalıştığım için hafta sonları bana biraz daha uygun oluyor. Uzanmış kanepede televizyon seyrederken buluyorum. Biraz sohbet ediyoruz, biraz da enerji vermek için ellerimi bedenine koyuyorum. Arzu bu hastalık karşısında aciz, ben de acemiyim. İkimizde de bir temkinli olma hali var ama belli etmemeye çalışıyoruz. Aslında birbirimize oldukça alışmaya başladık, hatta sanki çok eski arkadaşlarmışız gibi birbirimizi seviyoruz. Beraber olduğumuz bir iki saat çok özel paylaşımların olduğu anlar.

Eşinin bana olan duygularını sezmeye çalışıyorum, hayır o bana karşı olumsuz bir şey düşünmüyor, böyle hissediyorum.