background

03 Mart 2011

Bu gün Arzu ile tanışacağım. Bu kadar çabuk olacağını düşünmüyordum. İnanılmaz heyecanlıyım. Çok ciddi bir hastalık söz konusu ve ben de çok tecrübesizim. Ezgi bana onun evine gitmem gerekeceğini söyledi. Annemi de kanserden kaybetmiştim ama yirmi yıldan fazladır bu hastalıkla mücadele eden biriyle bir arada olmamıştım. Üstelikte akciğer kanseri. Görüntüsü nasıl olacak? Bir de benim acı çeken bir insan gördüğümde tansiyonumun düşüp, bayılma huyum var. Bu heyecanlı ve endişeli ruh halimle iş yerinden Arzu’nun evine doğru yola çıkıyorum. Kapıda beni güler yüzlü, incecik bir kadın karşılıyor. Endişelerimi ona yansıtma korkum gözlerine bakınca kayboluyor. Sadece bu evin enerjisi çok ağır. Burada çalışmak istemiyorum. Arzu’ya benim evimde çalışırsak çok daha iyi olacağını, gerekirse onu benim alabileceğimi, nasılsa çok yakın oturduğumuzu söylüyorum ve o da kabul ediveriyor. Bunun aynı zamanda benim onun için bir şifacı olduğumu kabul ettiğinin bir göstergesi olduğunu düşünüyorum ve mutlu oluyorum. Ezgi bana “O’nun enerjisine girme, kendi enerjinde kal” diye nasihat etmişti. Ben de elimden geldiğince olduğum gibi davranmaya ve açık olmaya çalıştım.

Ameliyat olmaya karar verdiğini söyledi. Bunun onun sorumluluğu olduğunu ifade ederken, her anında yanımda olacağıma söz veriyorum. Arzu’da inanılmaz korkular sezinliyorum, aynı zamanda kızgınlıklar. Öncelikle kendisini affetmesinin ona faydalı olacağını tavsiye ederek, nasıl yapabileceğini gösteriyorum. Beni aramasını söyleyerek Arzu’nun evinden ayrılıyorum. Ameliyat olmadan önce bir kere daha görüşmeliyiz.

Eve doğru giderken Ezgi’nin söyledikleri aklıma geliyor, “O’nun yolunda kendi yolunu da bulacaksın”.

Şu anda aktif olan bir iş hayatım var. Kendimize ait iş yerinde un katkı maddeleri üretimi yapıyoruz ve üretimi kontrol ettiğimiz bir laboratuvarımız var. Yirmi yıl devlet laboratuvarında çalışıp emekli olduktan sonra eşimle birlikte çalışıyoruz. Ayrıca çok iyi eğitimler almasına rağmen hayalindeki işi bulamayan kızımız Aslı’da bizimle beraber. Tam bir aile şirketiyiz. Oğlum Can, mezun olduktan sonra bizimle çalışır mı bilmiyorum. Hem bu işi hem de şifa vermeyi bir müddet daha birlikte götürmem gerekiyor. Bir anda her şeyi bırakmaktan korkuyorum. Ruhumun şu anda ikisine de ihtiyacı var, ya da egomun. Egomun esiri olmadan, onunla birlikte yaşayabilmeyi başarabilecek miyim? Bilmiyorum. Ne yapmalıyım, gerçekten bilmiyorum. Bilinmezliğin bilge olduğunu bir gün anlayacağımı da bilmiyorum.

Bu arada babamla ilgili sorunlar da var. Bir sürü endişe kafamın içinde, rüyalarımda bile mücadele devam ediyor. Bakıcı sorunumuz şiddetli bir şekilde devam ediyor. Bakıcılar Neşe’den, Neşe bakıcılardan şikayetçi. Ben ise arada kalmışlığın yükü altında uzaktan bir şeyleri çözmeye çalışıyorum.