background

07 Mayıs 2012

Sabah melek kartı çekmek geliyor içimden. Gelen cevap çok açık: Gözlerini kapat, kalbindeki sevginin, ruhundaki nefesin geldiği yeri hatırla. Yalnız değilsin. Eşsiz ve mükemmelsin. Hayat kitabını okuma, kendinle ve tekamülünle ilgili bilgileri alma zamanı. Hayatında olan her şey seni bu mükemmelliğe ulaştırdı. Güzel bir amacın peşinde giden kişi, attığı her adımda desteklenir. Olumsuz durumlar ona zarar vermez. Hayatını güven içinde geçirir.

Bu güzel cevapla güne iyi başladım.

Arzu’nun telefondaki sesi tüm dengemi alt üst etti. Tomografi sonuçları hiç de iç açıcı değil. Sol tarafında, kalbine yakın bir lezyon bulmuşlar ve kalbin etrafı su toplamış. Arzu’yu ölümün korkusu sarıp sarmalamış. Bu onun görüntüsüne o kadar yansıyor ki, gözlerinin altı morarmış, göz bebeklerindeki ışık yok olmuş. Yüksek dozda uyuşturucu almış biri gibi anlamsız ve ruhsuz bakıyor. Ruhunun pes ettiğini görüyorum gözlerinde. Dalyan’a bile nasıl geleceği hakkında bir fikrim yok ama o çok arzu ediyor. Bugün bende de ilk defa Arzu ile olan yolculuğumun nasıl biteceği hakkında korkular başladı. Kendime yalan söyleme ihtiyacı hissediyorum. Ezgi ile konuşmak istiyorum, yolda konuşuruz diyerek, dua edip yatıyorum.