background

08 Mayıs 2012

Dalyan’dayız. Ezgi ve ben diğerlerinden bir gün önce geldik. Kaldığımız yer doğa içinde, oldukça sade ama temiz ve hissettiğim enerji muhteşem. Bir ara dağlara bakacak şekilde bir yer bulup oturuyorum. Bedenimin temizlendiğini hissettiğim bir duygu var içimde. Kuş sesleri, üşütmeyen ama serinleten bahar rüzgarı,  bütün bunlar içimde huzur enerjisinin yükselmesini sağlıyor.

Akşamüstü Dalyan’ın merkezine gidiyoruz ve Ezgi bana bir masaj seansı hediye ediyor. İkimizin de bedeni yumuşamış ve gevşemiş,

Akşam Ezgi ile suyun kenarında bir yemek yiyoruz. Ona ilk iş yerim olan arıcılık tesislerinde yaptığım çalışmalardan ve arılardan bahsediyorum. Arıların hayatları ile ilgili bildiklerimi ve onlara olan hayranlığımı dile getiriyorum. Akşamüstü kayaların üzerindeki heykelleri ışıklandırıyorlar. Ben tarihe hiçbir zaman ilgi duymadım. İlgimi çeken tek şey, resim yapmaya başladığımda bu görüntünün bir fotoğrafından kara kalem resmini yaptığım. Gölge çalışması yaparken kullandığım bu fotoğrafın ne olduğu, nerede olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Işıkların da etkisiyle çok güzel görünüyorlardı, Kaunos kaya mezarları.