background

13 Haziran 2012

Arzu’yu telefonla aradım ve geleceğim dedim. İlk defa hayır gelme dedi. Ben ısrar edince mecburen kabul etti. Yanına gittiğimde neden böyle davrandığını gördüm. Arzu’nun gözleri sanki delirmiş gibi bakıyordu, ürkütücüydü. Kızını bile istemediğini söylediğinde şaşkınlığım biraz daha arttı. Kendisini tamamen kapamış durumdaydı. Biraz sonra bunun sebebinin sırtına yapıştırılan morfin bantları olduğunu anladım. Bir insanın hayatından ümidin kesilmesini ölüme olan saygımla anlayabilirim ama uyuşturup, depresyona sokan metotların uygulanmasını anlamıyorum. Bu bantlar ağrısını kesiyor ancak kusma ve kabızlığın verdiği sıkıntıdan perişan. Ağrım var ama huzurluyum diyen Arzu’dan, çok ağrım yok ama perişanım diyen Arzu’ya dönüşmüş. İçimden çıkar at şu bantları demek geliyor fakat seçimine saygı duymam gerektiğini de biliyorum. Sohbet ve verilen enerjinin etkisi ile bir süre sonra gözlerinde yeniden ışığı görmeye başlıyorum. Ben onun bu dünyada yaşayacağı her anında gözlerindeki ışığın sönmemesini, mümkün olduğu kadar huzurlu olabilmesini sağlamak için yanında olmak istiyorum