background

17 Mart 2011

Bugün Arzu ile ilk şifa çalışmamızı yaptık. Reiki enerjisinin yoğun akışını ellerimde hissediyorum. Bana karşı mı yoksa herkese mi aynı şekilde davranıyor bilmiyorum ancak duygularını inanılmaz biçimde bastırdığını, hayatla dalga geçmeye çalıştığını görüyorum. Ne kadar esprili olduğunu, o narin, hasta bedende muzip bir çocuğun yaşadığını fark ediyorum. Ameliyat olmaktan korkuyor ama daha da büyük korkusu ameliyat olmaya karar vermekle doğru mu yaptığı. Bana “Ameliyat olmadan da iyileşebilirdim aslında” diyor. Bunu seviyorum.

İnsanoğlunun en büyük korkularından birinin yalnızlık olduğunu düşünüyorum, Arzu’nun da bu yönde korkusu var. Bende de olan bu korkuyu hissediyorum. Kendisi ile yüzleşmek ise diğer bir korkusu.

Evine dönerken, bacağını daha iyi hissettiğini söylüyor. Kanserin ilk çıktığı bölge bacağının üst kısmındaki kemik. Akciğerlerine buradan metastaz yapmış. Mucizelere inanmak ve Arzu için bir mucize gerçekleşmesini istiyorum. Hatta ona “Benim için bir mucize yaratır mısın?” diyorum. İçimde sürekli bir şifa verme paniği var, bu da beni biraz yoruyor.

İnsan hayatı yapboz parçalardan oluşuyor sanki ve parçalar bir araya geldiğinde bir hayat ortaya çıkıyor. Arzu da benim hayatımdaki yapbozların en büyük parçalarından biri ve onu olması gerektiği yere yerleştiriyorum.

Bugün yaptığımız çalışmadan sonra geceleri daha sakin geçmeye başladı.