background

21 Eylül 2011

Arzu’nun bugün de kemoterapi seansı vardı. Akşam ziyarete gittim. Uzun zamandır onu bu kadar perişan ve pes etmiş görmemiştim. Bir, bir buçuk saatlik bir beraberlikten sonra yine gözleri ışıldamaya başladı. Getireceği taş için karar veremediğinden bir küçük pet şişe dolusu taşla dönmüş. Ben de içlerinden bir tanesini Arzu olarak seçiyorum. Ayrıca bir hediye almış, turuncu-sarı renkte, güneş şeklinde yapılmış elişi bir tabak. Verirken “Bu tabağı görünce seni görür gibi oldum, hayatıma bir güneş gibi girdin” dedi. Çok duygulandım. En son kapıdan çıkarken de “Hakkını helal et”. İçten içe ölümü kabullenmiş olması beni çok üzüyor. Onun için iyi olanı diliyor, yaşamına ve duygularına saygı duyuyorum. Her şeye rağmen bir tarafım kesinlikle bunu kabul etmiyor.

Belki de hiçbir şey çektiğimiz acının anlamsız olduğuna inanmamak kadar acı değildir.

(Tibet’in Yaşam ve Ölüm Kitabı, Sogyan Rinpoche)