background

21 Mayıs 2012

Sabah iş yerindeyken kız kardeşinden bir mesaj geldi. Karaciğerin iflas etmeye başladığını söylemişler. Bu hiç iyi olmayan duruma ek iyi olmayan bir haber. Arzu’nun acı çekmesini istemiyorum. Akşam Ayşe ile birlikte hastaneye gittik. Fena görünmüyordu, bizi görünce mutlu oldu ama gözlerindeki umutsuzluğu çok netti. Ayşe ile Arzu’yu baş başa bırakarak kız kardeşi ile konuşmak üzere dışarı çıktık. Kız kardeş şaşkın, çok üzgün ve hala bir şeyleri eksik mi yaptım soruları soruyor. Ben çok iyi biliyorum bu duyguları. İnsanları en çok yıpratan “keşke” ile başlayan cümleler.  Böyle bir durumda insan neler yaşayacağını, daha doğrusu neler yaşayamayacağını da düşünüyor. Bu çaresizliğe ilave olarak öfke ve pazarlık duygusu var. Biliyorum şu anda Tanrı ile bile pazarlık yapıyor. Bunun benzerini yıllar önce ben de yaşadım. Ağabeyimi kaybedersen yaşayamam diye düşündüğüm andan bu güne yirmi dört yıl geçti. Yüreğimden her ikisi için de dua ederek Ayşe ile hastaneden ayrılıyoruz.