background

27 Haziran 2012

Bugün sabah Serhat’ın işlerinin uzaması nedeni ile o gelemediği için ben Gana’ya, onun yanına doğru yola çıktım. İlk defa gidiyorum. Yanıma tekrar okumak için bazı kitaplarımı aldım. “Okuma yalnızca düşünme düzleminde etki yapar, hissetme ve eyleme koyma gerçekleşmezse burada kalır” diyor Deepak Chopra Sırlar kitabında.

Havaalanında bana sarı kağıt soruyorlar, şaşkın şaşkın bakıyorum. Meğerse sarı humma aşısı kağıdıymış. Serhat “Önemli değil orada aşı olup kağıdı alabilirsin” diyor. Zaten iğneden korkuyorum, bir de Gana’da aşı olmak hiç de hoşuma gitmiyor. Pasaporttaki görevliye, ben daha önce Hindistan’a falan gittim diyorum, geveleyerek. Oda bana tamam diyor, aşı olmadan, sadece ücretini ödüyorum ve sarı kağıdımı alıyorum. Hasta olmaktan değil, aşı olmaktan korkan bir ben var içimde. Onca ameliyata ve iki doğuma rağmen kurtulamamışım bu korkudan. Bir keresinde de ilkokulda kaçmıştım aşıdan. Birinden duymuştum, tetanos aşısı olan, yedi sene hiçbir aşıyı olmaz diye. Yeni düşerek çenemi yarmıştım ve onu göstererek tetanos aşısı oldum ben dedim ve beni bıraktılar. Eve geldiğimde kolumu tutuyordum. Küçücük aklımla annemi kandıracaktım. Akıllı kadın, aç da bakayım koluna dedi. Sonunda tekrar okula giderek o aşıyı olmak zorunda kalmıştım.