background

31 Ekim 2011

Bugün Ubud’daki ünlü bir şifacıya gidiyoruz. Kral soyundan, 60-65 yaşlarında gösteren, 80 yaşında olduğu rivayet edilen, ince,  uzun boylu ve baktığınızda size huzur veren bir insan. Ayak parmaklarımın diplerine bastırdıkça acıdan kıvranıyorum. Sonrasında bir şeyler yapıyor ve biraz önce acıyan parmakların yerine sanki yenileri konmuş. Hara bölgemde problem olduğunu, uyku zorluğu çektiğimi söylüyor. Benimle çalıştığı sürece hep ağlamak istiyorum. Sanki bedenimi sarıp sarmalamış bir takım duygular koparcasına ayrılıyor. Bedenimin acılarla ve gizlerle (secret) dolu olduğundan bahsediyor. Biz söylediği kelimenin böyle olduğunu sanıyoruz. Gerçekte kullandığı kelimenin sacred/kutsallık olduğunu iki sene sonra katıldığım bir seminerde aynı telaffuzla karşıma çıkmasıyla anlıyorum. Bu iki yıl boyunca kendimdeki gizleri bulmak içinde epeyce uğraştım doğrusu ama bir şey bulamamıştım.