background

31 Mayıs 2012

Akşam iş çıkışı Arzu’ya gittim. Gözlerinin içi sararmıştı ve bu hiç hoşuma gitmedi. Ayrıca gözlerindeki buğulu gülümseme beni derinden yaralıyor. Bu akşam arkadaşlarla toplantımız vardı. Orada Arzu’dan bahsederken o güne kadar varlığını pek de hatırlamadığım gözyaşlarım seller gibi akmaya başladı. Bu gözyaşlarının içinde neler yok ki. Üzüntü, korku, endişe ve bir o kadar da Arzu’nun bu yolculukta bana ve hayatıma kattığı değerler için minnettarlık ve teşekkür damlaları. Hocamızın önerisine karşı bir süre sessiz kalıp yaşam kadar önemli olan ölüme saygı gösterdik. Sonrasında ben; hani ölüm hep siyah renkle özdeşleştiriliyor ya, aslında siyah içinde tüm renkleri barındırıyor dedim. Bunu kendime söylüyordum aslında.